Translate

16 Ağustos 2015 Pazar

Paltolu Konağın Tüm Neşesi Kayboldu

Bir kış  günü, Bensu'nun, kucağında küçük bir kedi yavrusuyla konağın kapısını çalmasıyla başlamıştı neşemiz. Bu küçük kedi yavrusu o kadar sokulgan, sıcak, sevgi ve huzur doluydu ki bir anda miriltisiyla büyülendik. Bensu ile küçük bir isim araştırmasından sonra ikimiz de sevgi ve huzur tanrıcasinin ismi olan Isis isminde karar kıldık. Isis'ti neşemizin ismi. Bensu'nun kırmızı bir banttan fisto ile dikip ucuna cingirak taktiği tasmasi onu daha bir sevgi dolu göstermişti. Yürürken,  koşarken çıngır  çıngırdi.  Ayak dibimde uyur, ben uyaninca pitis pitis üstümden tırmanır, bir günaydın öpücüğü verir ve sonra da biraz göğsümde yatar sabah keyfi yapardık. Konağın penceresinin geniş denizligine koyduğumuz radyolu bir pikabin üstü bu naif tanricamizin tahtıydi. Oraya uzanır şirinligiyle gelen gideni özellikle okul çocuklarını büyülerdi. Çok kısa bir sürede mahallenin de seyrettiği bir neşe kaynağı oldu. Öylesine alısmıştık ki onun  varlığına o, paltolu konağın en önemli sakiniydi.
20 gündür Yalçın'la yollardaydik. Hep aklımda yolculuğumuz bitecek,  biz konağa döneceğiz ve Isis bizi çıngır çıngır sesiyle karşılayacak düşü vardı ve her gün nerdeyse güzelim bu fotoğrafını en az bir kez bakardım.



 Aldığımız elim haber bizi çok yıktı. Isis artık yaşamımızda olmayacaktı. O güzelim varlığına ölümü hiç yakıştıramiyorum.  Sanki hep yıllarca bizimle birlikte yaşayacak gibiydi. Öyle değilmiş,  bu bir yanilsamaymis. Yolculuğumuzun bundan sonraki kısmı benim için bir gözyaşı perdesinin ardında geçiyor.  Şimdi yolculuğumuz bitecek ve biz konağa döneceğiz. Isis koşarak yanımıza gelmeyecek ve biz yavaştan eşyalarını toplamaya başlayacağız. Oynadığı  yün sevgilisini bir yandan,  oyuncaklarıni bir yandan, mama kabını bir yandan.

Oysa nasıl isterdim ki Bensu yeniden konağın kapısını çalsa ve kucağında Isis olsa ve öykümüz en baştan başlasa...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder