Translate

18 Nisan 2016 Pazartesi

60 Yaşında ve 5 Yıldır Bisikletle Yollarda

Nigel Wallace Smith...

Yolculuğuna 2011 yılında Kanada sınırından başlamış ve bisikletle Amerika kıtasını kuzeyden güneye inmiş. Bazı yerlerde gönüllü işlerde çalışmış. Sonra Kahire'ye uçmuş ve Afrika kıtasını kuzeyden güneye bisikletle inmiş. Cape Town'dan İstanbul'a uçmuş ve 2016'nın başında İstanbul'dan Çin'e yolculuğuna başlamış ve oradan da Güney Doğu Asya'ya devam edecekmiş. Ve bu yolculuğun da 5 yıl süreceğini öngörüyor.


2011-2016 arası bisiklet yolculuklarının rotası


"Evde yaşlanmak istemiyorum" düşüncesiyle çıkmış yollara. Yalçın ile Nigel'in anılarına doyamadık. Onun Avustralya aksanlı İngilizcesi bizim kıt İngilizcemizle işimiz çok zor olsa da Nigel şimdiye kadar dinlediğimiz yol hikayeleri arasında en inanılmazıydı."


Akşam yemeğimizi ve bisiklet yolculuklarına olan heyecanımızı paylaştık.


Nigel'in hikayelerine dalıp da yaktığımız yemeği paylaşıyoruz



İnanılmaz bir enerjisi vardı. Yalçın ile Nigel'in yarı yaşlarında olmamıza  rağmen  heyecansızlığımız, donukluğumuz fotoğrafa da yansımış zaten. Nigel bisiklet tepesinde olmayı ve farklı kültürlerden akmayı bir yaşam tarzı haline getirmiş, günlük yaşamı bu olmuş artık. Çalışmak zorunda olmayışı, yıllarca yollarda olması, en önemlisi mülksüz olması  harikaydı. Geçmişinde Avustralya'da parklarda, sokaklarda insanların yaşamlarını tehlikeye sokabilecek okaliptüs ağaçlarının kesimini belirleyen kişiymiş.  Bahçede kesilmiş ağaçları görüp de bunları kim kesti diye sorunca, bizim kestiğimizi duyduğunda keyfimizce ağaç kesmemize şaşırdı. Avustralya'da böyle bir şey olmuyormuş.


Doyamadığımız muhabbet anlarından, Çirkin de müteşekkir



Öyle bir yolculuk rotasından bahsetti ki Dünya Atlası çıkarmak zorunda kaldık.



video


Bloğu, anlamasanızda lütfen fotoğraflara göz atın, Amerika, Afrika kıtalarındaki yaşamlara dair fotoğraflara bakmanız bile size ilham olacaktır. Bir de her sayfasında ayrı güzel bir müzik eşlik edecek size.



http://www.browsinaboutonabike.com/


Birçok kıtayı pedallamış bir bisiklet sevdalısının gözünden yaşamlar; ve bu yaşamların içinde Paltolu Konak ve biz


http://www.browsinaboutonabike.com/12-2132016-cide-to-akakent.html



Nigel, hayallerimize renk kattın. Dünya turuna çıkma inancımızı güçlendirdin. Söyler misiniz, nereye kadar iş, nereye  kadar apartman, nereye kadar kapitalizm, nereye kadar medya, nereye kadar sıradanlık, nereye kadar mülkiyet...


Yaşasın pedal; yollar, ovalar, dağlar, nehirler, çocuklar, hayvanlar, ormanlar, kültürler, diller, dinler ve UMUT...

Bir gün bisikletle dünya turu için yollarda olmak dileğiyle...



11 Nisan 2016 Pazartesi

Erasmus Öğrencisi 3 Genç Kadın Konakta

İstanbul'a Erasmus değişim programıyla gelen 2 Fransız 1 Alman kadın arkadaş, Ordu'da kick boks maçı izlemeye gitmeden önce, Sinop'u görmek istemişler. Couchsurfing aracılığıyla bize davet gönderdiler. Alman arkadaşlar İstanbul'a gelmeden önce Türkçe öğrenmişler. Özellikle Laura 20'li yaşlarının başında olmasına rağmen 5 dil biliyordu, biz ise bir türlü İngilizce öğrenmeyi beceremiyoruz. 

 Yaşları gereği kıpır kıpırdılar. O kıpırtı konağın ruhuna da yansıdı. İlk gece konağın sofasında kurduğumuz yeryüzü sofrasında bulgur pilavımızı ve kuru fasülyemizi kaşıkladık. Sofada sofra muhabbetlerimizden biri kahve falıydı, kahve falının yabancılarla dalga geçmek için uydurulmuş bir oyun olduğunu düşünmüşler uzun bir süre. Sonra Yalçın'ın odasında kahve içmek ve kahve fincanında çıkan şekillere hep birlikte anlam vermek için buluştuk. İçtiğimiz kahvelerin fallarını 5 kişinin hayal gücüyle anlamlandırmaya çalışacaktık.


Sofa'da yeryüzü soframız


Fallarımıza anlam yüklemeye çalışırken



Coline de şekillerden anlam çıkarma çabasında



Laura da ...


Etekli bir kadının kendiyle sancılı bir yüzleşme hikayesi diye yorumladık



Fal yorumu ancak bu kadar çok dilli olabilirdi. Anlamlarımızı birleştirmek için Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca sözcükler birbirine ekleniyordu.




bu çok dilli iklimde kedilerimizin hali



2. gün ben arkadaşlara eşlik edemedim, Yalçın ilgilendi ve Gerze'nin misafirperver dostları. Ne zaman gezgin dostlarımız gelse Gerzeli dostlarımız da bir şekil de bu paylaşımları büyütüyor. Güne Adnan-Deniz çiftinde deniz manzaralı kahvaltı ile başlamışlar. Adnan Abi ahşap oyuncak, Deniz Abla da örme ve dikme oyuncak üreten üretken bir çift. Muhabbetlere de bu el işi işler yansıyor. 




Coline'nin doğum günü hediyesi Adnan Abi'den el yapımı ahşap oyuncak



Deniz Abla'nın el yapımı örgü oyuncağı

Son akşamdan anlar;



konaktaki sıcacık paylaşımlar

Adnan Abi bu kültürler arası paylaşıma katkı sunmak için bir kültür elçisi olarak akşam yemeği için hamsi pişirmeyi öğretmeye geliyor, hamsi tavası ve mısır unu ile birlikte.



Laura, hamsi pişirme dersinde



Yeryüzü soframız zengin bu defa


Bu kare de rakı içme dersinden



Ve iki günlük hareketli paylaşımlarımızı Coline'nin doğum günü dileklerimizle bitiriyoruz



Pazartesi biz okullarımıza onlar da Ordu'ya yola çıkıyorlar. Ve bu paylaşımlardan geriye Almanca ve Fransızca anlamadığımız ama paylaşımın, çok kültürlülüğün, barışın, kahkahanın, umudun yer aldığını düşündüğümüz bu satırlar kalıyor. Tam da bu zor günlerde yaşama tutunabilmek için ihtiyacımızın olduğu en temel duygular...




Laura, duygularını Rilke'den bir şiirle anlatmış




ve anı defterimizde arkalarından kalan Fransızca sözcükler









Fransa'dan Çin'e bisiklet yolculuğu


Dünya çapında gezginlere farklı olanaklar sunan Couchsurfing, Warm Showers ve Work Away ağlarına üye olduktan sonra yaşamımıza farklı öyküler girdi. Bir çok farklı rota için çıkılmış yolculuk ve bu yolculuklara çıkılma nedenleri...

İnsan neden farklı kültürleri merak eder, gezerek öğrenmek insanları neden bu kadar cezbeder, bir çok zorluğuna karşı farklı insanlara, zamanlara ve mekanlara dokunmak neden önemlidir, ya dünya turuna çıkanlar geride neleri bırakıp bu yolculuğa çıkmaktadır...

18 yaşıma kadar doğduğum köyden dışarı çıkmadığım için sanırım, gezme merakım ve gezginlerin yaşam deneyimlerine dair sorularım, küçük yaşlarıma dayanır . Şimdi gezginlerin iletişimlerini ve ihtiyaçlarını karşıladıkları bu evrensel ağlar, gezginlere dair sorularımı yanıtlamakta, yeni sorular üretmekte ve beni de gezgin kılmakta.

Couchsurfing; gezginlere gittikleri yerlerde gönüllüğe dayalı gezginperverlik sunan, dayanışmanın ve farklı fikirlerin paylaşılmasına, kültürel etkileşimin oluşmasına, farklı kültürlere ve tercihlere hoşgörüyle yaklaşılmasına olanak sağlayan, gezginler için oldukça ekonomik bir olanak...

Warm Showers; sadece bisikletçilerin kullandığı ve kilometrelerce pedalladıktan sonra sıcacık bir duşla tanıştığın bir gezginperverlik,  bisikletin insana kattığı deneyimlerin paylaşıldığı bir ağ.

Work Away ise emeğin paylaşıldığı, üretmenin keyfinin birlikte yaşandığı evrensel bir imece ağı.
Paltolu Konak'ta da iş çok. Bu ağ sayesinde yapılacak işlerin listesini oluşturup insanların yeteneklerine ve ilgilerine göre birlikte işlerimizi kolaylaştırmaya çağırıyoruz.

Warm Showers aracılığıyla Camille ve Nicolas davet gönderdiler. Kendi öykülerini anlattıkları kısa profil tanıtımlarında Tuna nehri boyunca (Almanya'dan Romanya'ya)  kano kullanarak gelmişler, Asya'ya ise bisiklet ile devam ediyorlarmış.

Çok yoğun olmama rağmen bu öyküyü dinlemek için gelmelerini çok istedim. 5 gün konağın misafiri oldular, 100 yıllık konağın öyküsüne yenileri eklendi. Gerze pazarından aldıkları çeşit çeşit sebzelerden doğaçlama, birbirinden leziz yemekler yaptılar. Yaptıkları yemekler, bir gezginin bulduğu otlardan nasıl tatlar oluşturabileceğini göstermesi açısından öğretici oldu benim için.

Yoğunluğumdan ve yorgunluğumdan iki misafirin birbirinden leziz yemeklerine  oturdum günlerce.



O leziz yemeklerden biri

Ben ise sadece Tür kahvesi yapabildim. O da ne kadar olabildiyse.


Yapması benden ikramı onlardan...



Köpüksüz olmuş, becerememişim...


Kahveye eşlik eden Sarnıç,  nadir anlarından biri

Yolculuk boyunca en uzun kaldıkları yer olmuş, çamaşırlarını yıkadılar, bloglarına birikmiş yazılarını yazdılar, sevdikleriyle uzun uzun konuştular, dinlendiler ve en önemlisi yürüdüler, uzun süre pedal çevirdikten sonra yürümenin ne olduğunu bisiklet yolculuklarımdan az çok biliyorum.


Tuna boyunca yaşadıkları maceraları dinledim. Almanya, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Romanya'yı nehir yolcuğu ile tanımak. Ağustos aynında onlar da biz de Viyana'da Tuna kıyısında yapılan Afrika festivalinde bulunmuşuz, yaşamlarımız birbirine orada dokunmuş ama aylar sonra paylaşabildik.


Nicolas matematik öğretmeni, Camille de viyolonsel öğretmeni imiş, bırakmışlar öğretmenliği ve yerli müzikleri kaydetmek için yollara düşmüşler. Bir gece birlikte  ud dinlemeye gittik. Diğer coğrafyalardan derlenmiş enstrüman ve notaların kardeşliğine Gerze'den udun notaları eklendi.


Ud dinlerken

 
Gezginlerin kendi dillerinde duygularını paylaştığı, ne yazdığını anlayamadığımız ama farklı dillerin bir arada durma kardeşliğini hissettiğimiz, barışçıl ve dayanışma dolu olduğunu tahmin ettiğimiz notlar... 

gezginperverlik defterimizden, Fransızca

Konakta ağırladığımız gezginlerle yolculuklarına dair yaptığımız röportaj:


                                                       video



    pedal notlarını paylaştıkları siteleri: